Starpunk Biyografisi: Giriş

Henüz adı koyulmamış Starpunk'ın biyografi kitabının 0. bölümüdür.

Patti Smith ve Lou Reed

Cliff Starpunk'la (kendisine sayın Starpunk yerine direkt olarak ismiyle hitap etmemi istediği için ismi yazıların geri kalanında Cliff veya Starpunk şeklinde geçecek) tanışmamız benim dergi çıkarmaya karar verdiğim ve onun da tamiyle kendi personasıyla sahneye çıkmaya başladığı, 2019'un Ekim ayında tanıştık. Şöhreti oluşmaya başladıysa da müzisyen kimliğini sosyal medyada paylaşmadığı için bu oluşum süreci çok yavaş ilerliyordu. Bu yavaşlık çağımızın aksine güzel bir yavaşlık çünkü onun karakterinin de demlenerek gelişmesini sağlamıştı.

Her zamanki gibi ofis işlerini geç bitirmiştim ve eve dönmek istemediğim için, belki tanıdığım birkaç yüzle de karşılaşırım umuduyla Aşağı Lamba'da(*1) yarı-müdavimi olduğum barlardan birine gitmiştim. Beklediğim oldu ve müzisyen olan arkadaşım İlkay'la karşılaştım ve masalarına oturdum. Kendisi çok yetenkli olmasına rağmen dikiş tutturamamış oluşu hakkında konuşurken o akşam benzersiz bir yetenkle çalacağından bahsedip beni sahnelerine davet etti. Ve Starpunk'ı ilk kez canlı izledim. "Bu ne saçmalıyor?", "O kadar övülen insan bu mu? Ritmi bile tutturamıyor!" vs. düşüncelerin arasından İlkay'a bir şans verip sahnenin aurasını anlamaya çalıştım. Başta anlamsız gelen saçmalıkların, ritim kaçırmaların, kıyafetin, mekanın ses sisteminin kötülüğünün, kısaca orada sıradan olan her şeyin ve o sıradanlıkta bariz bir şekilde sırıtan Starpunk ve onun enerjisinin harika bir şova dönüştüğünü kavramaya başladım. Her parça o an tam olarak görevini eksiksiz yapıyordu fakat bu görevler asla önceden planlanmış gibi değildi. Kavramaya başladıkça hayran olmaya başladım. Gözümüzün önünde bir rockstar vardı ve bu durumu, tesadüfen, başlangıç aşamasında deneyimliyordum. Deneyimlemek. Yaklaşık 45dk süren konser/sahne gösterisi sonrası İlkay'ın yanına gittim, tebrik ettim ve Starpunk'la tanışmak istediğimi söyledim.

Tanışmamızın hikayesi böyleydi. Sonra ben ofisteki işimi bıraktım ve dergimi çıkarmaya başladım, Starpunk'ın ünü arttı, birkaç kez ekip değiştirdi, sonra bütün ekibi bir araya geldi. Bu arada benim çıkardığım Dergi DesVu'ya yazılar yazdı, 2-3 ayda bir dergimde röportajları yayınlandı. Düzenli bir günlüğe dönüşmüştü dergimin bir köşesi. Rutin olmayacak her şey bir rutine bağlamışken İlkay'ı kaybetmemiz ikimizi de çok farklı etkiledi. Starpunk'ın kariyeri için bu bir dönüm noktası oldu ve bu olaydan sonra o tüm dünyanın bildiği Starpunk'a dönüştü.

Bir biyografi kitabı yazma fikriyle geldiğinde nedense hiç şaşırmamıştım. Bunun üzerine çok fazla düşünmüş olduğu barizdi. İstersem önceki röportajların üstüne bir kitap inşa edecektim, istersem her şeye sıfırdan başlayacaktık. Benim dışımda birisi ile yapamayacağını ve kendini bu kitabı yazmak zorunda hissettiğini söyleyince, bunları söylemeseydi de sonuç değişmeyecekti ama, ikna oldum. Albüm çıkarma süreci için stüdyoya girer gibi bir adanmışlığa ihtiyacım vardı. En azından kurgumun başı için buna gerek vardı. Gerisi ise yolda karar verilmesi gereken, gelecekteki bana bırakılmış bir sürü karardan ibaret.

İşte bu kararların oluşturduğu bu kitap, Cliff Starpunk'ın biyografisidr. Herkese iyi okumalar dilerim.

Açıklamalar
*1: Aşağı Lamba, Starpunk'ın ve benim de yaşadığımız şehrin merkezi ve gece hayatı fena olmayan semtlerinden birisi.